Örnek Resim


Call To Victory, dolu dizgin ilerlemeye devam ediyor. Sekizinci grup yarışını kazanan tay, Çaldıran, Erkek Tay Deneme sonrası Sait Akson'u da kazanarak hedefinin Gazi Koşusu olduğunu ortaya koymuş oldu. CTV, geçen yıl beşinci yarışında G1 Karayel Koşusu'nu 1300 metrede kazanırken kısa mesafede ki performansı ile göz doldurmuştu. Devamında kazandığı iki grup sınıf yarış ile bunu terettüde yer bırakmayacak şekilde kısa mesafedeki kalitesini gözler önüne sermişti. 

CTV'nin bu performansı iki soruyu hatta ikinci soru ile bağlantılı şekilde üç soruyu gündeme getirmişti. Orta ve uzun mesafede koşar mı, koşarsa nasıl bir performans sergiler? CTV'den başarılı bir stayer performans izleyebilir miyiz? Gaziyi hedefler mi?

CTV için bu yazıda pedigri ayrıntılarına girmeyeceğim. Zira geçen yıl G1 Karayel Koşusu sonrasında sitede bu yönde kısa bir değerlendirme yapmıştım. (Söz konusu yazı için TIKLAYIN). O yazıdan sadece CTV için mesafe noktasında ki değerlendirmeyi alıntılayacağım:
Call To Victory için değinmem gereken bir konu ise mesafesi ile ilgili. Tay kısa mesafede çok iyi bir görüntü sergiliyor ve bu mesafede koşması birincilik serisinin devam etmesi anlamına geliyor. Ancak tayın orta ve uzun mesafe içinde potansiyeli bulunuyor. Gerek pedigrisi gerekse yarış içinde aksiyonları baz alındığında özellikle 1600-2000 metre aralığında da dominant bir safkan olabilir. Gönül isterdi ki kısa mesafe G1 koşu sayılarının daha fazla olması ve böylece sürate yatkın tayların kariyerlerinin ileri ki dönemlerinde de bu mesafe aralığında devam etmeleri. Ancak yarış programında; G1-G2 sınıfta 1400 metreye kadar 2 ve 3 yaşlılara mahsus koşular dışında iki yarış bulunuyor. Biri 2 ve üzeri yaşlılara ait Sürat Koşusu(!), diğer 3 ve üzeri yaşlılara ait Osmangazi Koşusu. 3 yaşlı olarak yine iki koşu yer alıyor. Bu nedenle 3'lüye dönmeyle birlikte doğal olarak miler ve üstü kategoriye geçiş yapmak zorunda kalınıyor. Call To Victory içinde mevcut program nedeniyle bu kaçınılmaz olacak gibi görünüyor. 
CTV'nin orta mesafedeki baskınlığı tartışılmaz. Uzun mesafe ise Sait Akson koşusu öncesinde de bir soru işareti olarak yorumlara konu oldu ancak CTV performansı ile sahada cevap verdi diyebiliriz. O günde belirttiğim üzere orta ve uzun mesafede potansiyeli olan bir safkan. Türkiye havuzunda farklı mesafe ve yaş kategorilerinde grup sınıflarda başarılı bir kariyer oluşturmaya devam edecektir. Stayer performansı için her ne kadar olumlu konuşsam da geçen yıl ki yazıda da üstünü çizdiğim üzere 1600-2000 metre aralığında dominant bir safkan olarak görüyorum. Pek tabi Gazi Koşusunda ne yapar? sorusu şuan için en önemli soru olarak güncelliğini koruyor. Her zaman hatırlattığım "Atlar, rakiplerine göre koşarlar" sözü temelinde Gazi'deki rakipleri CTV'nin performansında belirleyici olacaktır. 2200'den 2400'e geçişte 200 metre çok görünmeyebilir ancak bu kategoride 200 metre fazlası ile belirleyici bir faktördür. Diğer bir dinamik ise koşuya katılan at sayısı. Gazi'nin yaklaşık 20 safkanla koşulacağını düşündüğümüzde CTV için rakiplerin niteliği ve niceliği büyük önem taşıyor. Ancak şu var ki gerek CTV gerekse olası rakiplerinin performansları birlikte değerlendirildiğinde CTV'nin hali hazırda Gazi Koşusu'nu kazanmasını bekleyebiliriz. Yine de bu konuyu Gazi Koşusu öncesi yapacağım analize bırakıyorum. 

Ayrıca tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum. Referans yazıda da dile getirdiğim grup yarışların mesafe, pist ve yaş dağılımı esasında önemli bir konu ve bu yönde revizelerin yapılması halen aciliyetini koruyor. Tayların pedigri ve konformasyon dinamiklerine göre mesafelerinde yarış kariyerlerini devam ettirmeleri sadece bugünün değil uzun vadede sebep sonuç ile birbirine bağlı olan bir çok husus için önem arzediyor. 


Fatih Yıldırım

Yorum Gönderme

Blogger tarafından desteklenmektedir.