"On sekizinci yüzyıl İngilteresi'nde sıkça duyulan bir deyim olan "Lord Hazretlerinin Arabı," Osmanlı İmparatorluğu'ndan ve Kuzey Afrika Berberi devletlerinden Britanya Adaları'na ithal edilmiş yeni bir tür atı ifade ediyordu. Asil Hayvanlar, Doğu kökenli bu cins atların erken modern dönem İngiliz kültürünü nasıl dönüştürdüğünü ve İngiltere'nin yarış ve atçılık geleneklerinde nasıl devrimsel nitelikte değişikliklere yol açtığını ele almaktadır. 

1650 ile 1750 yılları arasında iki yüzden fazla Doğulu at Britanya Adaları'na ithal edilmiştir. Bu atların gelişi ile birlikte, Britanya Adaları Doğu'nun biniciliğe ve atlar ile insanlar arasındaki ilişkiye dair düşünceleri ile de tanışmıştır. Landry'nin çığır açıcı nitelikteki bu arşiv araştırması, Doğu'dan ithal edilen atların İngiliz binicilik ve yarış tarzlarını olduğu kadar, edebiyatını ve spor sanatını da ne kadar derinden etkilediğini gözler önüne sermektedir. 

Bu atların genlerinin Britanya'da sadece bir kuşak içerisinde çaprazlanmasının sonucu olarak İngiliz safkan'ı olarak bildiğimiz at doğmuş; bu yeni cins at ise, İngiliz taşra beyefendilerine ait bir ideal ve İngiliz özgürlüklerinin bir gösterimi olan geniş kırsal alanlarda serbest ileri yönlü hareketle at binme düşüncesini doğurmuştur. 

İngiliz atçılığı ve at yetiştiriciliği üzerindeki Osmanlı ve arap etkilerini radikal bir şekilde yeniden yorumlayan bu çalışma, Jonathan Swift'in Güliver'in Seyahatleri adlı eseri ve George Stubbs'ın Whistlejacket portresi gibi klasik eserlerde temsil edilen İngiliz milli kimliğinin anlaşılmasına da yeni bir yaklaşım sunmaktadır."

287 sayfalık kitabın arka kapağında yer alan yukarıdaki cümleler; kitabın yoğun ve detaylı bir araştırma ile ortaya çıkarıldığını ortaya koyması yanında bu eseri dilimize kazandıran sayın Sinan Akıllı'ın çevirmenin önsözü bölümünde de belirttiği üzere kültür tarihi, hayvan incelemeleri ve sanat tarihi alanlarına da katkıda bulunmaktadır. Çevirmenin önsözünden devam ettiğimizde; "Landry bu çalışmasında...tarihsel döneme ait mektuplara ve günlüklere; günümüz genetik araştırmalarından 18.yüzyıla ait at yarışı takvimlerine; biniciliğe ilişkin Rönenans döeneminde İngiltere'de kabul gören risalelerden 17. yüzyılın ortasında yaşanan hükümdarsız dönem sonrasında monarşiyi yeniden tesis eden Kral II.Charles (Stuart) tarafından yazıldığı varsayılan şiirlere; İngilizliğin ikonu haline gelmiş ünlü at portrelerinden Osmanlı topraklarını ziyaret etmiş Batılı gezginlerin seyahatnamelerine kadar uzanan geniş bir alanda, 17.yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu topraklarından Britanya Adaları'na "çeşitli yollarla" ithal edilmiş olan Türk, Arap ve Berberi atlarının Britanya Adaları'ndaki etkisini anlatmaktadır."(s.10)

Kitapla ilgili en dikkat çekici noktalardan biride Türk atlarının varlığını bir "soy" olarak gözler önüne sermesidir. Sinan Akıllı'nın da belirttiği gibi kitabın "belki de en önemli muhtemel etkisi, Türk atlarına bir iade-i itibarda bulunulması için geniş bir farkındalık ve tartışma zemini yaratması olacaktır. Zira 2014 yılı itibariyle Türkiye Cumhuriyeti'nde safkan İngiliz ve safkan Arap atlarının resmi soy kütükleri (stud-book) tutulup her türlü yasal işlemler bağlamında tanınırlıkları ve kayıtları mevcutken, "Türk" atları resmi olarak tanınmakta ve kayıt altına alınmamaktadır. Ertuğrıul Güleç, Türk At Irkları adlı çalışmasında Türkiye içinde varlığını devam ettiren 20 ve Türkiye dışında tespit ettiği 17 farklı Türk at ırkından bahsetmektedir. Bu ırkların her birinin farklı özellikleri olması nedeniyle, Türk atlarının ıslah edilmeleri ve kayıt altına alınmaları sadece Türkiye'nin at temininde yurtdışına olan mevcut bağımlılığını azaltmakla kalmayıp, ekonomik bir değer olarak dünyaya satışı mümkün olan atların üretilmesini de mümkün kılacaktır. 

Her yönüyle değerli bir eser olan bu kitap, atlara ilgisi olanlar başta olmak üzere atlarla ve atçılıkla uğraşan sektör içinden herkesin okuması gereken bir çalışmadır. Çünkü "bu eseri okuyan hiç kimse atlara, özellikle de Türk atlarına, bir daha aynı gözle bakamayacaktır, bakmamalıdır."(s.12)








Kitaptan Alıntılar:

"Sadece 1650 ile 1750 yılları arasında bile, İngiltere'ye Doğulu ve Oryantal olarak tanımlanmış iki yüzün üzerinde at ithal edilmişti. Nereden gelmiş olduklarına bakılmaksızın ve on yedinci yüzyılda üstün soylardan gelen Oryantal atları tanımlamak için en sık kullanılan ifadeler olan "Türkler" veya "Berberiler" adlarının kullanılması yerine, bu atları "Araplar" olarak adlandırmak yönünde bir eğilim ortaya çıkmıştı.

"İlk harfi küçük yazılan safkan kelimesi genellikle şeceresi bilinen safkan bir atı ifade etmek için kullanılmaktadır. İlk harfi büyük olarak yazılan Safkan ise on sekizinci yüzyılda İngiltere'de daha önceden ayrı olan farklı cins Doğu atlarının genetik olarak çaprazlanması sonucu geliştirilen belli bir cinsi anlatmaktadır."

"Ada ulusu ticari ve emperyal bir güç olarak küresel itibara doğru yükselirken, bu yeni itibarının bir emaresi de meşru ya da gayri meşru yollarla edinilmiş olan Doğu atlarının adadaki çokluğu idi. At asaletinin vücut bulmuş hali olan yeni at soyu, yani İngiliz safkanı, bu atlardan türemiştir."

Zarafetleri ve bu zarafetten beklenmedik dayanıklıkları ile dikkat çekici zekaları birleşince, bu Doğu kökenli atlar Britanya'da bir atın ne olduğuna ve ne olabileceğine ilişkin anlayışı değişime uğratmıştır. Fayda ve güzellik kavramlarının bu şekilde birleştirilmesi, o çağda atlar, atçılık ve insan-hayvan ilişkilerine dair hakim düşünceleri altüst etmiştir. Ekonomik gereksinim ve geleneksel kullanım ilişkilerinin üzerini yeni bir tür zevk ve şiirsellik kaplamıştır."






Asil Hayvanlar , İngiliz Kültürünü Değiştiren Doğulu Atlar
Donna Landry
Çeviren: Sinan Akıllı
Orjinal Adı: Noble Brutes, How Eastern Horses Transformed English Culture
Birinci Basım: 2015
E Yayınları


Kitap Temini: 


Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.