Cidago Horse Racing

"...At, Yaşamdır. İnsanoğlunun ruhudur, serveti ve dostudur. Sıcak soğuk demeden insanın yanındadır. Atın sahibi onun hızına, yüreğine güvenir ve onun bedeninin ritmini içinde hisseder, onun geniş dünyasına kendini bırakır. Atının gördüğünü görür -çok uzak mesafelere kadar..."
    • • Pedigri Araştırmaları
      • Aygır-Kısrak Analizleri
      • Tay YorumlarıTüm Yazılar
    • Aygırlarınızın tanıtımı için infografik, istatistik, sunum ve atlarınız için sosyal medya tasarımlarıTüm Yazılar
  • Blog Yazıları

    • Türkiye ve Dünyadan At Yarışları Haberleri, Gündem Yazıları, İçerikler, Ganyan YorumlarıTüm Yazılar

Atlarda Büyük Kalp (X-Faktör) ve Kalp Skoru


Bu yazıda atlarda kalbin önemi, büyük kalp teorisi (X-Faktör), kalp skoru, büyük kalbin aktarımı ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Söz konusu başlıklar geniş bir araştırma çerçevesine sahip olduğundan ve tıp ile genetik bilimini içerdiğinden yazı sadece  bir derleme niteliğindedir. Bu nedenle kişisel yorumlar minumum seviyede tutulmuştur. Yazı, bu başlıklar hakkında sorulan sorulara cevap vermek amacı taşımaktadır. 


Atlarda Kalbin Önemi

İngiliz atlarının, uzun ve verimli bir yaşam süresine sahip olabilmeleri ile yarış hayatlarını kusursuz bir şekilde geçirebilmeleri için, fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilen sağlıklı bir kardiyovasküler sisteme sahip olmaları gereklidir(1). Bu doğrultuda, atın koşu kariyerindeki başarı oranı, o atın yüksek oksijen taşıma kapasitesinin uzayan periyotlar halinde devamı ile doğru orantılıdır(1). Tüm safkan ingiliz atlarının kendilerine özgü atletik performansları bulunmaktadır. Atların göstermiş oldukları atletik performanslar her ata özgü fizyolojik birçok değişikliğide beraberinde getirir. Bu fizyolojik değişikliklerin başında antremana bağlı olarak gelişen morfolojik değişikliklerin kardiak (kalple ilgili) uyumu gelmektedir.(1) Bilindiği üzere yarış esnasında atların tüm kasları daha fazla çalışmak zorunda olup efor sarfetme oranı üst seviyeye ulaşmaktadır. Bu  efor, vücudun daha fazla oksijene ihtiyaç duymasına yol açar. Neticede, kan dolaşımına normalden fazla oksijen çekilir. Tüm bu süreçte en etkili unsurların başında kalp gelmektedir. Kalbin bu oksijen tüketimi ve enerjinin kaslarda depo edilmesi ile uyum içinde çalışması atın yüksek performans göstermesine yol açmaktadır(1). Kalbin sağlıklı olması yanında morfolojik yapısı ile yarış başarısı arasında doğru bir orantı olduğu savunulmaktadır.(1). Fink kuralına göre ise, oksijen taşıma kapasitesi kalbin boyutu ile ilişkilidir. İngiltere'de yapılan bir çalışmaya göre; 1400 metreden daha fazla mesafede yarış koşan atların yarış başarıları ile sol ventrikül (kalp bölüm ağırlığı) arasında olan olumlu bir ilişki ortaya çıkarılmıştır. Bunun önemi ise maksimum oksijen taşıma kapasitesindeki artış ile doğru orantılı olmasından ileri gelmektedir(1). Atletik performansın, sol ventrikül ölçüleri ve fonksiyonu ile ilgili olduğu, bunun dinamik antreman ve yaşa göre arttığı bu artışın uzun mesafe koşularında oksijen taşıma kapasitesini arttırdığı ortaya koyulmuştur(1). Yarış endüstrisinde bu özelliklerin çok bilinmemesi ve/veya gözardı edilmesi, -yarış atlarının kariyerlerindeki başarılarının ilk olarak kendilerine özgü kardiak fenotiplerine göre belirlendiğinin bilinmemesine neden olmaktadır. Genel olarak sadece pedigri ve/veya yarış performansı kriterleri göz önüne alınırken kardiak fenotipleri önemsenmez(1). Bir atlet olarak atın tüm boyutlarıyla ele alınması ve yarış performansının maksimum seviyeye çıkarılması için bu yönde neticeye etki edebilecek faktörler önemsenmelidir. 


Büyük Kalp Teorisi (X-Faktör)

Bu teori 90'lı yıllarda Marianna Hunn tarafından ileri sürüldü. Bununla kalmayarak 2016 yılındaki vefatına kadar bu yöndeki araştırmalarına devam etti. Öyle ki, veterinerler, genetikçiler ve yetiştiricilerle işbirliği yaptı ve bu yolda büyük bir kapı açtı. Bu araştırmalara paralel olarak yapılan diğer çalışmalarla birlikte teoriye büyük katkılar yapıldı. Hunn tarafından yüzlerce at test edilmiş, ölçümler yapılmış ve bunlar üniversiteler tarafından raporlanmıştır. Bilimin devam eden bir araştırma süreci olduğu göz önüne alındığında bu konuda gelecekte de önemli sonuçlar alınması bekleniyor. X faktörü, genetikçilerin üstün yarış atlarında bulunan büyük kalplerin oluşması için ilişkilendirilen X kromozomunu tanımlamak için kullandıkları bir terimdir.(8). Araştırmalara göre thoroughbred popülasyonunun %28'nin bu özelliği taşıdığı düşünülmektedir(4).

X kromozomumda Kalp geni ve aktarımını temsil eden diyagram

Hunn, Secretaraiat'ın rapor edilen kalp büyüklüğünden yola çıkarak yaptığı araştırmasında bu safkanın geriye doğru pedigrisini takip ederek büyük kalbe sahip isimleri tespit etmiştir. Hunn'a göre Secretariat kalp büyüklüğünü X kromozomlarından biri aracılığı ile almıştı. Bunun kaynağınında kısrak babası Princequillo olduğu iddia etmişti. Secretariat'ın kızlarına geçen X kromozomu ile büyük kalp genininde geçtiğini ileri sürmüştü. Gerçektende bu genin kızları aracılığı ile yaşadığını söyleyebiliriz. Secretariat'ın dört kızı Weekend Surprise (1980), Terlingua (1976), Secretname(1978) ve Betty's Secret (1977) bu geni taşıyarak sonraki nesillerine aktarmışlardır(7). Örneğin Weekend Surprise, çift kopya bir kısraktır. Büyük kalp genini babası Secretariat ve kısrak babası Buckpasser aracılığı ile almıştır. Weekend Surprise'nin annesi Lassie Dear ve ikinci annesi olan Gay Missile, sir Gaylord tarafından da taşıyıcıydılar. Büyük kalp geni Weekend Surprise'in oğulları A.P. Indy ve Summer Squallda ile kendini gösterdi. Ayrıca Lassie Dear kızı Charming Lassie (by Seattle Slew) ile gen Lemon Drop Kid'e geçti(2).



Secretaiat'ın kalp ağırlığı tartılmamıştır. Ancak Sham'in kalbini tartan Dr. Thomas Swerczek, aynı zamanda Secretariat'ın da otopsisini de yaptığından, Sham'in kalbini görünce tartmadığı Secretariat kalbinin Sham'dan büyük olduğunu tespit etmiştir. 


Yukarıdaki tabloda bilinen kalp büyüklüklerine sahip safkanlar yer almaktadır. Bunların arasında Secretariat yaklaşık 10 kilo kalp büyüklüğü ile ilk sıradadır. Tabloda yer alan isimlerden Eclipse'nin tartılan kalbi yaklaşık 6.5 kilo olarak ölçülmüş olup bu konudaki ilk kayıttır. Eclipse kalp genini Spiletta'dan almış, Spiletta ise bu geni Regulus'tan almış. Spiletta'nın anne hattı Haugboy'a kadar gider, her iki kromozomumda da büyük kalp genine olması (iki hattanda Haugboy'a ulaşır) ile bunu sonraki nesillerine başarı ile aktardı(4).

Kalp Skoru
Kalp büyüklüğü, kalp debisi (atım hacmi) ve aerobik güç arasında bir korelasyon ile elde edilen elektrokardiyogramdaki kalp boyutu bulgularının bildirilmesi için kullanılan bir terimdir(8). Avustralyalı araştırmacılar 400 at üzerinde yaptıkları çalışmada kalp skorlarını sıralamışlardır. 103 ve altındaki kalp skorları küçük sayılırken, 104-116 arası normal, 117 ve üzeri dişi kalpleri ile 120 ve üzeri erkek kalpleri büyük kabul edilmiştir(8). Bu skorların kalp büyüklüğü ile doğrudan ilişkili olduğu savunulmaktadır. Kalp skoru ile yarış performansı arasındaki pozitif ilişkide rapor edilmiştir(3). Bir atın 4 yaşına gelinceye kadar kalbi büyüdüğünden antremanla birkaç puan alabilir. Büyük kalp bir kazananı garanti etmese de çalışmalara göre bunun %25'ini oluşturduğu belirlenmiştir. Ynie Danimarka Kopenhag Kraliyet Veterinerlik ve Tarım Üniversitesin'den Petersen'in araştırmasında, kazanç ile yüksek kalp skorları arasında pozitif bir ilişki gözlenmiştir. Çalışmada, kalp skoru 115'in üzerindeki 41 at, kalp skoru 115'in altındaki 81 attan daha fazla kazanmıştır(8).

Bir atın dinlenme esnasındaki kalp atış hızı dakikada 28 ila 36 arasındayken, maksimum seviyede 225 ile 240 arasındadır. Büyük kalp atım hızı egzersiz sırasında, özellikle efor yoğunluğu arttıkça, kalp debisini arttırmak için en önemli mekanizmadır.(12). 

Büyük Kalp Nedir?
Büyük kalp, daha fazla oksijen pompalayabilen ve ona optimum hız, daha fazla dayanıklılık ve egzersiz kapasitesi verebilen at motorudur.(9). Kalp ne kadar büyükse o kadar fazla kan pompalayabilir.(12). 

Bir atın yarış atı olabilmesi ve yoğun antreman programına adepte olabilmesi için kalbin morfolojisinin buna uygun olması gerekmektedir. 

Büyük kalp, kasların daha uzun süre optimum oksijen almasını sağlar. Bu nedenle dayanıklılık artar.(11). Büyük kalbin atın kendi ağırlığı ile ilgisi olmadığı Kentucky Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmayla ortaya koyulmuştur.(8). 

Atlarda kalp boyutlarının saptanmasına yönelik ekokardiyografik muayeneler 1977 yılından bugüne yapılmaktadır. Ekokardiyografi, hayvanın gögüs kafesi açılmadan kalbin çeşitli seviyelerde görüntü alınarak incelenmesini sağlar. 1977'de Pips ve Havlin, klinik olarak sağlıklı 25 at üzerinde sol ventrikül (kalp bölümü) aort ve mitral kapak ölçümleri tespit etmişlerdir(1). 


(XY) ve (XX)

Dişi atlar iki X kromozumuna sahiptir. Erkek atlar ise bir X ve bir Y kromozomuna sahiptir. Yazımızın konusu olan büyük kalp geni ise sadece X kromozomunda bulunur. Safkanlardaki büyük kalp geni ata daha fazla dayanıklılık ve güç verdiğinden ve gen X kromozomunda bulunduğundan X- faktör olarak anılır. Kromozomların yavrulara aktarımında; erkek tay bu geni annesinden, alırken, dişi tay hem annesinden hem babasından alır. Aygır bu geni sadece kızlarına iletebilir. Bir anne, özelliklerini kızlarına geçirerek, büyük kalbe sahip erkek torunları olmasını sağlar. X-faktör aygırları bu geni kızlarına aktarır ve böylece iyi bir kısrak ailesi oluştururlar.(2). Kalp geni kısrakta çekinikte olabilir. Bu durumda yavrularına geçirebilir ancak etkisi ortaya çıkmayabilir. Resesif (çekinik) kalp geni taşıyan kısrak, büyük kalp geni olan bir aygırla eşleştiğinde, iyi bir tay doğabilir.(2). 

Çok daha fazla genetik potansiyel taşıyan X kromozomudur. X kromozomunda hızını ve dayanıklılığını etkileyen faktörler bulunmaktadır. Bunlara "X bağlantılı özellikler" denir. Fakat cinsiyete bağlı kromozomlar, bir tayın anne-babasından aldığı tek genetik miras değildir. 31 çift halinde dizilmiş olarak tayın fizyolojisi, donu, mizacı, yarış yetenekleri, konformasyonunu etkileyen 62 başka kromozom vardır. Her bir kromozom çifti hem babanın hem annenin kalıtsal genetik özelliklerinden oluşur. Bir tay anne babasından hız ve dayanıklılık olmak üzere bir grup önemli özelliği miras alır.(7). Bir kısrak, X'i , büyük kalp hatlarından gelen bir aygırdan miras alırsa ona tek kopya kısrak denir. Bu demektir ki, kalp mirasının aktarılma oranı %50'dir. (X'in baskınlığına bağlı olarak). Bu nedenle, kısrak genetik profilinde baskın değilse, taşıyıcısı olabilir ama bunu yavrularına aktaramayabilir.(7).  Eğer bir kısrak, X'e bağlı büyük kalp genini, hem baba hem annesinden miras alırsa, ona çift kopya kısrak denir. Secretariat'ın adı geçen dört kızı çift kopya kısraktır. Bu, X kromozomlarının her ikisininde büyük kalp geni taşıdığını gösterir ve bunuda hem erkek hem dişi taylarına geçirme olasılığının yüksek olduğunu ortaya koyar. Başarılı kısraklardan La Torienne, çift kopya kısraktı ancak büyük kalp geni çekinikti. Yinede, kalp geni birçok torununda baskın olarak ilerledi. Öyle ki yeni bir aile numarası (1-x) oluşturdu. Sonraki nesillerde genin çekiniklikten baskın hale gelmesinde aygırların rolü büyüktür.  La Torienne, Teddy'nin kızıdır. Eclipse, Pocahontas, Sterling'e uzanan çok sayıda çizgiye sahiptir. 

* Büyük kalp geni babadan kızına, kızından oğluna geçerek ilerlemektedir. Çalışmalara göre büyük kalpli aygırların 4 hattan geldiği ortaya koyulmuştur. Bu isimler Secretariat'ın kısrak babası olan Princequillo ile War Admiral, Mahmoud ve Blue Larkspur. Safkanlar, büyük kalpli listelerine anne hatlarındaki aygırlar dikkate alınarak eklenirler. Secretariat, kısrak babası Princequillo referansında yer alır. Ayrıca bazı isimlerin iki ve/veya daha fazla hat ile referansları bulunmaktadır. Örneğin Halo. annesi Cosmah, Cosmic Bomb kızı. Cosmic Bomb'un kısrak babası Blue Larkspur ile ilk referansını alırken, diğer yandan ikinci annesi Almahmoud ile Mahmoud referansına sahiptir. 

Ron Groves, 2014 (13)

Yukarıdaki diyagram ile büyük kalp geninin modellemesi yapılmıştır. Zigzag modeli olarak adlandırılan bu çizimde görüldüğü üzere genin izlediği yol gösterilmiştir. İngiltere, Avustralya ve ABD'de son 20 yılda yapılan araştırmalar, büyük kalp geni için kalıtsal bir model ortaya çıkarmıştır(7).

--------------------------------------------------------
Urban Sea > Miswaki > Buckpasser > War Admiral 
                   > Princequillo

Personal Ensign > Private Account > Buckpasser > War Admiral
                            > Hoist The Flag > War Admiral

Rags To Riches > AP.Indy > Weekwnd Srprise > Secretariat > Sometingroyal > Princequillo
--------------------------------------------------------

Başarılı büyük kalpli aygırdan, büyük bir aygır çıkarmanın anahtarı olarak onu eşit kalp büyüklüğündeki kısraklarla eşleştirmenin bir yöntem olduğunu iddia eden araştırmacılarda bulunmaktadır. Sonuçta bir atı şampiyon olarak tanımlayan dinamikler nelerdir diye bakıldığında; karşımıza iki unsur çıkıyor. Hız ve dayanıklılık. ayrıca koşmaya istekli olmak, yetenek kadar önemlidir.(11). Zaten atın alışılmadık bir hız ve dayanıklılık ile sağlıklı yapısı varsa bu büyük bir kalbi taşıyabileceğinin bir göstergesi olabilir.(4) Kalp büyüklüğü bir şampiyon için garanti bir özellik değildir ama kesinlikle büyük bir yardımı vardır. Haun, bir yarış atı kusurlu ise, kötü konformasyona sahipse, koşmak istemiyorsa, kötü antrene ediliyorsa vs. başarısını etkileyecek olumsuz faktörler barındırıyorsa, büyük kalp bir şampiyon olma yolunda yardımcı olmayacaktır.(4). Dr. Stephen Harrison'un çalışmalarında; daha fazla inatçı olan atların bu özelliği, onları daha iyi sprinter yapan hız ve güce sahip olduklarını göstermektedir tespiti yer almaktadır. 

Magic Match Genetics' den Chantal Spleiss, kalp genine destek olarak -en azından bu teori ile ilgili ikilemlere çözüm için- başka bir genetik süreç faktörü olan Epigenetik'i ortaya sürmüştür.(4). Epigenetik, DNA dizisindeki değişikliklerden kaynaklanmayan ama aynı zamanda ırsi olan, gen ifadesi değişikliklerini inceleyen bilim dalıdır. Yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları, spor vs. gibi çevresel faktörlerin genlerin aktivitesini düşürmesi veya yükseltmesi ile ortaya çıkan değişiklikleri inceler. Başka bir deyişle, DNA dizisindeki hiçbir değişikliklik gerçekleşmeden, genlerin fazla yada yeterli çalışmamasından kaynaklanan durumdur.(5). Pek tabi bu konu ile geniş bir araştırma ve kalp geni ile birlikte çalışılması gerekmektedir. Çok geniş , detaylı ve teknik bir konu olduğundan sadece bu kadarla yetinilecektir. Yine MtDNA başlığıda ilgisi bakımında ciddi bir yer tutmaktadır. MtDNA, hem kalbi hem kasları harekete geçirdiğinden bir safkanın hızı ve dayanıklılığı üzerinde etki yapar.(7). Fiziksel açıdan başarılı bir atın ihtiyacı olan yeterli bir akciğer kapsitesi ve ve verimli bir kalp kasıdır. Kalp boyutu ise tüm etkenler göz önüne alındığında safkanların performans kabiliyetlerini etkiler.
Büyük kalp -tek başına- bir kazancı garanti etmez. Atın biyomekaniği, adım uzunluğu, konformasyonu, yarış karakteri, gücü, sağlığı, bakımı ve eğitimi etkilidir. Eğer büyük kalpli bir at, sayılan bu faktörlere sahipse başarı şansı yükselir. 

Bir kısrak için bir aygır seçimindeki kararın temelinde birçok neden vardır. Yetiştirici hedeflediği yavrunun özelliklerine odaklanarak tercihini belirler. Büyük kalp geni ise bu tercihte bir dinamik olabilir. 

Atların yarış performansının geliştirilmesi için fenotipik ve genotipik parametrelerin bilinmesi, bunlara etki eden çevresel faktörlerin dikkate alınması ve özelliklerin kalıtım derecesinin ortaya konulması gerekmektedir. Atlardan  yüksek performans ve uluslararası başarı elde etmek için genetik kapasitesi iyi atlar yetiştirilmesi yanında performansa etki eden çevresel koşullarında optimum seviyeye çıkarılması önemli ve gereklidir.(15). 



Kaynaklar:
1- Dr. Orhan PINAR, Safkan İngiliz Yarış Atlarında Kalp Boyutlarındaki Değişikliklerin ve Patolojik Oluşumların M.Mod ve Doppler Ekokardiyografi tekniği ile Değerlendirilmesi, 2015, Ankara, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi

2- Meet Lauriea Hoos, Kentucky Derby 2015 - The X Factor, https://www.horseracingnation.com/blogs/pedigree_power/Kentucky_Derby_2015_The_X_Factor_123#

3- C. M. Hanson, K. H. Kline and J. H. Foreman, Measurements of heart scores and heart weights in horses of two different morphic body types, Department of Animal Sciences and Department of Veterinary Clinical Medicine, University of Illinois, Urbana, XL 61801, U.S.A.

4- Kathleen Kirsan, Pocahontas and the Large Heart, X Chromosome and Sex Linked Genes, https://www.sport-horse-breeder.com/large-heart.html

5- Mehmet Saltürk, Epigenetik Nedir? https://saltuerk.wordpress.com/2015/03/05/epigenetik-nedir/

6- David Derbyshire, How Genetics Can Create The Nxext Superstar Racehorse, https://www.theguardian.com/science/2014/jun/22/horse-breeding-genetics-thoroughbreds-racing-dna

7- Abigail Anderson, Rachel, Rags and Zenyetta: The Power of X, https://thevaulthorseracing.wordpress.com/2011/06/15/rachel-rags-zenyatta-and-the-power-of-x-part-one/

8- https://www.runnincperformancehorses.com/thexfactor.htm

9- https://www.tophorse.com.au/the-x-factor__vicarticle_xfactor__F

10- Marianna Haun, Hearts of Champions, http://horsesonly.com/crossroads/xfactor/heart-1.htm

11- http://www.spiletta.com/UTHOF/hippology/xfactor.html

12- La Pameroy, The Equine Heart: Beyond the X-Factor, https://holistichorse.com/health-care/the-equine-heart-beyond-the-x-factor/

13- Ron Groves, The X Factor, http://classicfamilies.net/eBooks/Xfactor.pdf

14- Yael Grundlan, Dr. Dan Ohad, Echocardiography as a Means to Evaluate Potential Performance in Horses, http://www.mdy.co.il/files/equine%20echo.pdf

15- Abdurrahman Köseman, İbrahim Şeker, Atların Yarış ve Yarışma Performansları Üzerine Etkili Faktörler ve Performansı Artırma Yolları, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi, 2018


Share:

Almanya'da Türk Yarış Günü



Almanya'dan Ernur İnanç'ın verdiği bilgilere göre; 23.06.2018 tarihinde (Cumartesi günü) Münih Riem Hipodromunda Türk yarış günü düzenlenecek. Bu kapsamda gerçekleştirecek festival kapsamında Türk stantları açılarak yemek, hediyelik eşya ve diğer kültürel ürünlerin satışı ve tanıtımı yapılmakla birlikte yarışlardan sonra rakı kebap ziyafeti ile folklor gösterileri yer alacak. 

8 koşuluk yarış programın 5 koşusu festival kapsamında yer alıyor:

- 1.Koşu: Güney Tur Cup Koşusu
- 2.Koşu: Yaz Aşkı Koşusu
- 3.Koşu: Alman-Türk Dostluğu Koşusu
- 4.Koşu: Hamam Anatolia Koşusu
- 5.Koşu: Lezizel Koşusu



Detaylı bilgi: http://www.galoppmuenchen.de/renntermine/riem/tuerkischer-renntag
Yarış Programı: https://www.german-racing.com/gr/renntage/27340482/?d=20180623

Share:

Eşler Rakip Olacak: Tolga Koyuncu & Stefanie Koyuncu


Tolga Koyuncu ve eşi Stefanie Koyuncu 22.04.2018 tarihinde Almanya Krefeld Hipodromundaki 5.koşuda at binecekler. Almanya saatiyle 16:25'teki koşu 1400 metrede koşulacak. Tolga Koyuncu 12 numaralı Solar Power ile Stefanie Koyuncu ise 10 numaralı Summer Princess isimli safkanla yarışa katılacaklar. 

2007 yılında kariyerine başlayan Tolga Koyuncu Türkiye'de 477 koşuda 11 birincilik elde etti. Şuan aktif olarak Almanya'da kariyerine devam eden Koyuncu, bu yılın ocak ayında Stefanie Hofer ile hayatını birleştirdi. Evlendikten sonra Stefanie Koyuncu adını alan başarılı kadın jokeyin 400'ün üzerinde birinciliği bulunuyor. Almanya'da grup sınıf koşu kazanan ilk kadın jokey olmasının yanı sıra Alman Derbisinde at binen ikinci kadın jokey olmuştu. Ascot Shergar Cup'ta da at binen 29 yaşındaki jokey ayrıca ülkemizde üç yarışta at binmiştir. İkisi Kadın Binici Dostluk Kupası olan bu yarışlardan birini kazanmayı başarmıştı. Son olarak Kocaeli'de at binmişti. 



Share:

2018 At Yarışları Ligleri: Mart Görünümü


2018 yılı için hazırlanan At Yarışları liglerinde Mart ayı sonu itibariyle oluşan sonuçlar neticesinde;

Jokey Liginde; Halis Karataş

Aygır Liginde; Victory Gallop

Koşan İngilizler Liginde; Good Curry

kategorilerinde ilk sırada yer almayı başardı.

Tablolardaki puanlama;
G1 için ilk dört sıralamaya 32-16-8-4 puan,
G2 için ilk üç sıralamaya 16-8-4 puan,
G3 için ilk iki sıralamaya 6-3 puan,
A2 için ilk iki sıralamaya 8-4 puan,
A3 için ilk sıraya 3 puan verilmek suretiyle oluşmaktadır.


JOKEY LİGİ


Koşan İngilizler Ligi



İngiliz Aygır Ligi



Share:

Almanya Yarışçılığı: Bölüm 3 - Alman Derbisi



Bu büyük yarışı kazanmanın hayalleri 4 senelik uzun bir yoldan geçer. Kısrağı mı kime yollasam? Uzuncu mu, kısacı mı? Erken mi koşalım, geç mi koşalım? Bunun gibi sorular yetiştiricinin aklını yoran, her ne kadar yorucu ve riskli olsa da kazanma arzusu at sahiplerinin umutlarını yeşillendirir. Her atın hayatında bir kere kazanabileceği bir yarış olan Derby, 2400 metre üzerinden koşulan bu koşu 1869 senesinden beri aralıksız koşuluyor.

1939. Antrenör Gerorge Arnull
Uzun bir gelenek haline gelmiş olan Alman Derbisi, o eski çekiciliğini ve büyüsünü kaybetmemiştir. 3 yaşlıların en iyilerinin katılabildiği Derbiye tayını yazabilme miktarı 7.500 € Geç kalanlar ya da tayında Derbiyi kazanabilme umudunu sonradan görenler için bizde ki ismi ile "cezalı taksit" 65.000 €.

1867 senesinde 31 ari kanın kayıt olduğu bu onurlu yarışta sadece beşi start almıştır. 11 Temmuz 1869´da ilk Alman Derbisini o zaman 29 yaşında olan Ulrich von Oertzen’in sahibi olduğu Investment (King of Diamonds) isimli ari kan kazanmıştır. 3 sene sonra yine ayni eküri Hymenaeus (Lord Clifden) bu büyük yarışı kazanma basarışı göstermiştir.

1. Dünya Savaşının bile engel olamadığı ve Alman sporu için artık büyük bir gelenek haline gelmiştir. 1912 senesinde yeni pist ve tribünler için zamanında yüksek bir miktar olan 900.000 Mark ile yatırım yapılmıştır. 1919 senesinde çıkan ayaklanmalar yüzünden Derby o seneye mahsus Berlin’in Grunewald isimli Hipodromunda koşulmuştur. 1923 yılındaki enflasyon krizinden de etkilenmeyen bu gelenek, zamanın ünlü futbolcularının ve devlet adamlarının da dikkatini çekmeye başlamıştır. 2. Dünya Savaşından büyük etki gören Hamburg, Almanların Derbiyi Münih ve Köln´de ki Hipodromlarda koşmaya mecbur kılmıştır.  Ama 1948 yılında tekrardan Hamburg Horn Hipodromun’a geri dönen Alman Derbisi, Derby günlerinde yaklaşık 50.000 seyircinin önünde koşulmaya devam ediyor.

Alman Derbisinde ilk bayan Jokey Monika Blasczyk

1984 yılında ilk defa sponsor (IBM) alınarak koşulan Alman Derbisine, 1987-1991 yıllarında Holstein, 1991-2009 yıllarında BMW sponsor olmuştur. Bugünkü sponsoru ise bir kahve markası olan IDEE.

Alman Derbisini en çok kazanan eküri 18 defa ile Gestüt Schlenderhan. Almanya’nın ilk özel çiftliği olarakta bilinen Schlenderhan,  Monsun gibi bir ari kanı Dünya yarışçılığına kazandırmıştır. En son 2009 senesinde bu büyük kupayı müzesine bizlerin de tanıdığı bir isim olan Wiener Walzer ile götüren eküri sırasıyla; Ariel (1914), Marmor (1918), Mah Jong (1927), Alba (1930), Sturmvogel (1935), Orgelton (1938), Wehr Dich (1939), Schwarzgold (1940), Magnat (1941), Allgäu (1943), Asterblüte (1949), Allasch (1953), Don Giovanni (1969),Alpenkönig (1970), Stuyvesant (1976) ve Adlerflug (2007) kazanmıştır.

Jokey (Derbiyi 8 defa kazandı) Gerhard Streit. 
1939 senesi galibi Wehr Dich ile birlikte
En çok kazanan antrenör 9 defa ile zamanında Gestüt Schlenderhan´in ari kanlarını calıştıran George Arnull. Bu antrenörün büyük  dedesi ise İngiliz Derbisini 3 kere kazanabilme basarisi gösteren jokey Bill Arnull.

1979 senesinde babasının antrene ettiği Varanes isimli ari kan ile start alan, o zaman henüz 18 yaşında olan bayan jokey Monika Blasczyk,  Alman Derbisinin tarihinde ise bir ilke imza at mistir. Atlardan kopamayan Monika, şimdilerde antrenör olarak çalışıyor. 32 yıl sonra bir  diğer bayan jokey Stefanie Hofer, ki geçtiğimiz Aralık ayında Türk jokey Tolga Koyuncu ile Almanya´da evlendi. Mi Senor isimli ari kan ile bu yarışa katılan 2. bayan jokey konumundadır. Eva-Maria Zwingelstein ise Rosenhill isimli ari kan ile Alman Derbisinde at binme şansı yakalayan 3. bayan jokeydir. Ünlü antrernör Mario Hoferin kızı olan jokey, Almanya’da grup yarış kazanan ilk bayan jokey olmuştur.

Alman Derbisini ise bugüne dek 12 Kısrak kazanabilmiş. Bunlar sırası ile; Amalie von Edelreich (1873), Palmyra (1875), Künstlerin (1879),  Gamiani (1880), Budagyöngye (1885), Patience (1905), Pontresina (1915), Nereide (1936), Schwarzgold (1940), Asterblüte (1949), Lustige (1955) ve son olarak Borgia (1997)

Alman Derbisini en iyi derece ile kazanan Lomitas oglu Belenus

 
1999 yılında 2.25.81 ile Alman Derbsini kazanan Belenus (Lomitas) bugüne kadar en hisli Derby galibi olarak tarihe geçmiştir. En son Derbiyi ise Almanya’nın köklü ekürilerinde Gestüt Röttgen yetiştirip ve sahibi olduğu Windstoss (Shirocco) isimli Ari Kan ile kazanmayı basarmıştır. Babası Shirocconun da bir Alman yetiştirmesi olması ve 2004 yılında bu onurlu kupayı kazanmış olması dikkat çekicidir.
 


Alman Derbisinde at binme sansi bulan 2. bayan Jokey Stefanie Hofer Koyuncu


Wiener Walzer´in kazandigi Derbi ödül töreninden sonra bir kare


Kaynak: Hamburger Renn-Club


Share:

Almanya Yarışçılığı: Bölüm 2

Lester Piggott Hoppegarten Hipodromunda


Carl Bohm tarafından Longchamp ve Chantilly Hipodromları örnek alınarak inşa edilip, 17 Mayıs 1868 senesinde saatler 16:00 gösterdiğinde Hoppegarten (Berlin) Hipodromu yarışlara ve seyircilere açılmıştır. Kısa sürede hem Almanların hem de diğer Avrupa ülkelerinin beğenisini kazanan Hoppegarten Hipodromu, büyük yarışların koşulduğu bir hipodrom haline gelmiştir.

1. Dünya Savaşı sırasında, İngiliz ve Amerikan jokeyler Hoppegarten´da at binmeyi boykot etmişlerdir. Amerikalı jokeyler savaş sırasında Almanya’dan kaçarken, İngiliz jokey ve antrenörler ise 1914-1918 seneleri arasında Ruhleben´de bulunan savaş esiri kamplarında yaşamaya devam etmişlerdir. Savaş sonrasında ise hasar gören hipodromda yarışlar tadilat isleri yüzünden koşulmamış olup, Berlin Grünewald Hipodromuna kaydırılmıştır.

1930 senesi padoktan bir görüntü
1943 yılında 2. Dünya Savaşında büyük hasar gören Hamburg Horn Hipodromu, Alman Derbisini Hoppegarten´da koşmaya zorunlu kılmıştır. 1944 yılının başlarında zorlu koşullar altında olsa da yarışlar koşulmaya devam edilmiş olup, ayni yılın sonbaharında Almanlar Hipodromun tribünlerini, silah üretmek ve cephanelik saklamak için kullanmışlardır. 1945 yılında ise "göçme" baslamistir. 3 hafta içinde 100´ün üstünde Ari kan Berlin’den, jokeylerin yardımı ile 400 km uzaklıktaki Schleswig Holstein bölgesine ulaşmışlardır. Bu eyalete ulasan Ari kanların çoğunu İngiliz donanması almıştır. Hoppegarten´da kalan diğer Ari kanlar ise savaş sonrası Sovyet birliklerinin eline geçmiş ya da savaş sırasında aç kalan halk tarafından maalesef kurban edilmiştir. Savaşlar sonrası zorluk çeken Alman yarışçılığı, Ari kanlarının çoğunu kaybetmişlerdir. 

1944-Alman Derbisi öncesi safkanlar piste çıkarken
Berlin duvarının yıkılması ile birlikte tek bir şehir haline gelen Berlin, 31 Mart 1990 yılında 40.000 seyircinin önünde koşulan yarışlar ile birlik ve beraberliklerini bir anlamda Hoppegarten hipodromunda kutlamışlardır. Her ne kadar ilgi büyük olsa da dünya savaşları öncesindeki kazanç bir türlü elde edilememiştir. 2005 yılında iflas eden Union-Klub, (ki Union-Klub 1867 senesinden beri Berlin’deki hem yarışları düzenlemiş hem de Hipodromun bakımını karşılamıştır.) yeni yatırımcıların yardımı ile tekrardan ayağa kalkmayı başarmıştır.

2008 yılında yeni yatırımcılardan olan Gerhard Schöningh, Hoppegarten Hipodromunu satın almıştır. Gerhard Schöningh, tribünleri yeniletip, antrenman pistlerini büyültmüştür. Hoppegarten, Avrupada ki ilk ve tek özel Hipodromu olarakta tarihteki yerini almıştır. Kuruluş döneminde 780 Hektarlık bölgede olan Hipodrom, günümüzde ise 430 Hektar alanda bulunuyor. 162 Hektarın üzerinde 1 kum pist ve 3 cim pist sadece antrenmanlar için kullanılıyor. Hoppegarten Hipodromu bugünlerde, Türkiye’deki muadili Anıtlar Kurulu tarafından koruma altına alinmistir. Her yıl 11 yarış gününün olduğu Hoppegarten, özel yarış günlerinde 40.000 seyircinin sayısına ulaşabilmektedir.


1943 - Alman Derbisini Hoppegarten'da kazanan Allgäu


Pist rekorları;
·         1000 metre düz pistte 00.56,70 ile Alcohuaz (Merchant of Venice) "2014",

·         1200 metre düz pistte 01.08,90 ile Shot to nothing (Big Shuffle) "2010",

·         1300 metre düz pistte 01.14,60 ile Mr. Brooks (Blazing Saddles) "1992",

·         1400 metre düz pistte 1.20,80 ile Global Player (Tirol) "1996",

·         1400 metrede 01.24,00 ile Big River (Big Shuffle) "1995",

·         1600 metrede 01.33,20 ile Docksider (Diesis) "1999",

·         1800 metrede 01.47,20 ile Simba (Teofilo) "2014",

·         2000 metrede 2.00,70 ile Winterzauber (Homing) "1995",

·         2200 metrede 2.15,20 ile Allordo (Ordos) "1993",

·         2400 metrede 2.26,20 ile All My Dreams (Assert) "1995",

·         2600 metrede 2.47,80 ile Steinadler (Ticino) "1957",

·         2800 metrede 2.55,10 ile Maceo (Acatenango) "1997",

·         3000 metrede 3.11,40 ile Lugansk (Gamir) "1967",

·         3200 metrede 3.21,30 ile Altano (Galileo) "2013" 



Ernur İNANÇ
Almanya
@ErnurInanc


Resim yazısı ekle
Resim yazısı ekle
Çıkan atları asılan tabela
1880 senesi engelli Yarışlardan bir görüntü
1921 senesi açılış günü posteri
Hipodromda oynana ilk bahis kuponlarından

Trenden inen Yarış severler. 1929 senesi Nisan ayı

Kaynaklar  : 
1-Thomas Krüger "Geschichte einer Rennbahn (1994)
2-Carl Dusterdieck "Galopp Durch Die Jabrzehnte (1947)



Almanya Yarışçılığı: Bölüm 1 
Share:

Almanya Yarışçılığı: Bölüm 1

Hamburg Horn Hipodromu

Almanya yarışları ve yarışçılığı hakkında özet bilgilerin yer alacağı yazı dizisinin ilkinde ülkedeki yarışların tarihi, rol oynayan önemli isimler, genel bilgiler yer alıyor.  

1700´lü senelerin ortalarına doğru İngiltere´de başlayıp dünyaya yayılan ve heyecan veren bu sporda ari kan yarış atı yetiştirme ve koşma merakı İngilizler tarafından geçmiştir. Ari kan yarış atı yetiştiriciliğinde Almanlar; Phantom, Amber, Elector, Wildfire, Godolphin, Moses ve Gustavus isimli aygırları İngiltere’den getirerek temellerini atmışlardır. Daha sonralarında ise Roderick, Mundig, Phosphorus, The Corsair, Blackdrup ve The Great Mogul isimli aygırlar ülke yetiştiriciliğine kazandırılmıştır. İçlerinden Phantom (1811), Gustavus (1821), Moses (1822), Mündig (1835) ve Phosphorus (1837) yıllarında İngiltere´de Epsom Derbisini kazandıkları için Alman yetiştiricilere umut vaat eden aygırlar olmuşlardır. İngiltere’den aygır getirmek ile kalmayıp, kısrak alımlarına da önem vermişlerdir. Bu alımların ve yetiştirmelerin boy göstermesi ve sahne alabilmesi için küçük bir kasaba şehri olan Doberan´da (şimdi ki ismi ile Bad Doberan Hipodromunda), ilk ari kan yarişları 1822 senesinde başlamıştır. Almanların bu spora olan sevgisi ve merakı, İngilizlerin gözünden de kaçmamış ki, 8 yıl sonra "good sportsman" lakaplı İngiliz jokey Charles James Apperley at binmiştir. O yıllarda Almanların ari kan yetiştirmeye ve koşmaya olan sevgi ve merakı ülkede 2. bir hipodromun açılmasına da neden olmuştur.


Bad Doberan Hipodromu İlk Yarışlar
17 Haziran 1829 senesinde Berlin´de "Lichterfelder Bahn" ismi ile açılan ülkenin 2.Hipodromu, 1868 senesinde şimdi halen yarışların koşuldugu Hoppegarten´a taşınmıştır. Daha sonra ki yazılarda Hoppegarten Hipodromu hakkında daha geniş bilgiler yer alacak.  1852 senesinde ise Hamburg´ta "Lokstedter Bahn" isminde açılan hipodrom, 25 Nisan 1855 senesinde halen aktif olarak yarışların koşulduğu Horn Hipodromuna taşınmıştır. Hamburg’un Horn Hipodromunda ise ülkenin derbi koşusu 1869 senesinden beri, her şart ve koşula rağmen aralıksız koşulmaktadır. Almanların 1. ve 2. Dünya Savasları ve ülkenin geçirdiği zorlu koşullara rağmen bu gelenekten vazgeçmemiş olmaları önemli ve dikkate değer bir durumdur. Alman Derbisi hakkında sonraki yazılarda bilgiler verilecek.

1910- Hamburg horn Hipodromu Derby Günü
      Almanya´da 47 Hipodrom bulunuyor. Bu hipodromlarda sadece ülkemizde ki gibi düzlük yarışları dışında, engelli ve iki  tekerlekli at arabası yarışları 1000 metreden 4000 metreye kadar düzenleniyor. Ülkenin en popüler hipodromlarından diğeri ise Baden Baden´da bulunan Iffezheim. Bu hipodromda "İlkbahar Mitingi" ve "Satış ve Yarış Festivali" yarış günleri bulunuyor. Grup ve listed yarışlar ile süslenen yarış programlarından önce genelde 8-12 arasında sadece ülkeden değil, yurtdışından da katılımın olduğu tay, kısrak ve koşar durumda olan ari kanlar satışlara  sunuluyor.

7 Gr.1, 13 Gr.2 ve 24 Gr. 3 yıllık yarış programında bulunan ülkede, yarışları ekran başından izlemek yada radyodan dinlemek maalesef mümkün değildir. Yarışlar internetten karşılığı ödenmek suretiyle izlenebiliyor. Almanya, Uluslarası Katalog Standartlar Kitabında Part-I'de yer aldığı için tüm grup yarışları black type olarak değerlendiriliyor.
 

Ernur İNANÇ
Almanya 


Baden Baden Iffezheim Hipodromu


Share:

Öne Çıkan Yayın

İngiliz Yarış Atlarının Atası Türk Atı

Bir İmparatorluk… Bir at… Bir seyis... Üç kent…  Viyana, Buda, İstanbul… 1683'te Osmanlı'nın Viyana'yı kuşatmasıyla başla...

Popular Posts